Anne karnında tazminat davası

Eşi trafik kazasında ölen hamile kadın, olayda kusuru bulunduğu gerekçesiyle araç sürücüsü ve sahibi hakkında doğacak çocuğu için de tazminat istemiyle dava açtı.

Samsun’un Bafra ilçesinde eşi trafik kazasında ölen kadın, olayda kusuru bulunduğu gerekçesiyle araç sürücüsü ve sahibi hakkında ‘destek tazminatı’ istemiyle dava açtı. Davacı kadın, ölen eşinden ikinci çocuğuna hamile olduğunu belirterek, doğacak çocuğu için de tazminat istedi. Bafra 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’ndeki yargılama sırasında kadın, bebeğini dünyaya getirdi. Mahkeme, kadına ölen eşinden destek tazminatı ödenmesine karar verirken, doğan bebek yönünden tazminat istemini reddetti.

Karar temyize gitti

Kararın temyiz edilmesi üzerine, dosya Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’ne gitti. Daire, yerel mahkemenin kararını bozdu. Kararda, yerel mahkemenin, olay anında cenin olup, sağ doğduğu anlaşılan bebek yönünden, “babanın ölümü anında henüz doğmamış olması nedeniyle manevi yönden yıpranmayacağı” gerekçesiyle manevi tazminat istemini reddettiği belirtildi.

Türk Medeni Kanunu’nun 28. maddesinde “Kişilik, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar ve ölümle sona erer. Çocuk hak ehliyetini, sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan başlayarak elde eder” düzenlemesinin yer aldığının hatırlatıldığı kararda, şöyle denildi: “Bu hükümden, hak ehliyetinin sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan itibaren kazanıldığı anlaşılmaktadır. Bebeğin sağ doğduğu, hak ehliyetine sahip bir birey olarak babasını hiç görememekten dolayı manevi acı ve üzüntü duymamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu düşünülerek bir miktar manevi tazminata karar verilmesi gerekirken, mahkemece yanılgılı değerlendirmeyle bu davacı yönünden manevi tazminat isteminin reddedilmesi doğru değildir.”

BENZER

Anne karnında tazminat davası
4/ 5
Oleh